Açık Alanın Genişliğini İfade Etmek için Kayaların Kullanılması

Açık Alanın Genişliğini İfade Etmek için Kayaların Kullanılması

30 Eylül 2019
Paylaş:

Bitkili akvaryum ustası, yeni taş yerleştirme yönetimini kullanarak Doğa Akvaryumu’nda sonsuzluk hissini arttırmayı açıklıyor.

 

Doğa Akvaryumu, doğanın güzelliklerini ifade eder. Doğal görüntü için sucul bitkilerin yanı sıra kayalar ve ağaç parçaları da kompozisyon malzemesi olarak kullanılır. Bu malzemeler tek kullanılabildiği gibi birlikte de kullanılabilir. Kayaların tek başına kullanıldığı tasarıma iwagumi tasarımı adı verilir ve Doğa Akvaryumu’nu temsil eden tarzlardan biridir.

İlk olarak iwagumi tasarımında nehir taşları kullanılmıştır. Kayalaşmış ağaç, volkanik taşlar ve dağ kayaları gibi diğerleri zamanla eklenmiştir. Nehir taşı yuvarlak şekle sahiptir. Bu nedenle akan nehir hissinin sualtı manzarasını yaratmak için uygundur. Aksine, köşeli dağ taşları ise taşlı kıyı veya köşeli dağ manzaraları için uygundur.

Böylelikle sahne görseli, tasarımda kullanılan taş türüne göre değişir. Geleneksel iwagumi tasarımında genellikle taşların türünden bağımsız olarak bir dizi taş, kompozisyon oluşturmak için dizilir. Bu gibi durumlarda farklı boyutlara sahip en az üç taş kullanılır. Ana taşların sayısı, akvaryum ve kompozisyona bağlı olarak beş veya yediye çıkabilir. Bu iwagumi tasarım yöntemi, Japon bahçelerindeki taş çalışmalarına benzerdir.

Deneyim kazanana kadar doğal görünen ve iyi dengelenmiş bir kompozisyon üretmek zor olabilir. Bu nedenle tam ölçekli iwagumi tasarımı yöntemini geliştirdiğim gibi, aynı zamanda herkesin kolaylıkla doğal görünen iwagumi tasarımı oluşturmasına izin veren bir yöntem de arıyorum.

Doğada; nehirlerde, dağlarda ve farklı yerlerde taşlar ve kayalar bulabilirsiniz. İlk bakışta bu taşlar rastgele dağılmış gibi görünebilir. Ancak bu taşlar, zeminin eğimi, yerçekimi, suyun akışını ve dalgaların etkisi gibi fizik yasalarına uygun olarak dağılmıştır.

Bu görüntüyü akvaryumda yeniden oluşturmak için taşları rastgele yerleştirerek düzenleme yöntemi geliştirdim. Eğer taşlar özensiz olarak yerleştirilirse taşlar çökebilir. Taşlar dengeli bir şekilde rastgele olarak dizilirse, taşların fizik yasalarına uygun olarak doğal bir şekilde yerleştirildiğini söylemek mümkün olur.

 

Yakushima Adasını Yeninden Oluşturma

Bu yöntemi ilk olarak 10 yıl önce denedim. O zamanlar manten-seki olarak adlandırılan dağ taşlarını kullandım ve taşları orta bölümde açık olarak bıraktım. Doğal Dünya Miras Alanı olan Yakushima Adasını ziyaret ettiğimde bu yöntemi geliştirmek için yayılan dağ sahnelerinden ilham aldım.

“Okyanustaki Alpler” olarak da bilinen Yakushima Adası, adanın orta yerinde yer alan sarp dağlara sahip. Dağların zirveleri orman sınırının üstüne geçiyor ve orman gülü ve Yakushima bambu çimi gibi çalılarla kaplı taşlı yamaçlar benzersiz bir görüntü sunuyor.

Bitkili akvaryumda rasbora genis ve ferah alanda yuzuyor.

Bu makalede yer alan tasarım, Yakushima Adasının dağlarından ilham alan kısa bitkilerle kaplı yeşil yamaçlar ve açığa çıkan taşlardan oluşan sahneyi yansıtıyor. Tepelerin dalgalı yükselmesini oluşturmak için akvaryuma ilk olarak 180cm alt katman eklendi. Bu dalgalı yükselen toprak zaman içerisinde aşınacağından, alt katmanı yukarıda anlattığım gibi taşları rastgele yerleştirdiğim toprak ve taş kombinasyonundan oluşturdum.

Akvaryum tasariminda altin orana (2:3) uyulmasi.

Dikimden önce tasarımın görünüşü. Taşlar rastgele dizilse de sağ ve sol arasındaki denge 2:3 oranında korundu.

Malzeme olarak yamaya taşları olarak adlandırılan dağ taşlarını kullandım. Yamaya taşları, toprak ince tabaka olarak yayıldıktan sonra rastgele yığıldı. Bir önceki taşlı tasarımdan farklı olan, taşların arasına sucul bitki dikmeye izin verecek şekilde taşların arasında eklenen toz tipi besleyici toprak alt katmanı. Taşları yığarken toprağı taşların arasında ekledim. Eğer taşlar dizildikten sonra toprağı taşların üstüne yayarsak, toprak, taşların arasını doldurmayacağından dolayı, yığın çökme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.

Akvaryumda taslarin yuzeyinin gorunmesi. Daglik alana benziyor.

Taşlar yığılırken, taşlar arasına besleyici toprak alt katmanı eklendi. Sucul bitkileri dikmeyi kolaylaştırmak ve toprağın sıkılaşması için su sıkıldı.

Alt katmanı bu şekilde hazırladıktan sonra alt katmanı sıkılaştırmak için toprağın üstüne spreyledim. Böylelikle taşların üstündeki fazla toprağı alarak ortaya çıkan taşların daha doğal bir görüntü elde etmesini sağladım.

Bir sonraki aşama ise sucul bitkilerin dikilmesi. Yükseklik arttıkça, ormanın sınırının yukarısındaki eğimde yeşilliklerin boyu git gide azalır. Dağın yükselmesine bağlı olarak kısalan bitki boyları olayını, farklı uzunluklara sahip Glossostigma, Riccia ve saç çimi kullanarak ifade ettim.

Akvaryumda bitkiler topragin kaymasini onler.

Sucul bitkiler büyüdükçe toprağı tutar ve aşınmasını engeller. Bitkilerin taşları saklamasını önlemek için sucul bitkileri belirli aralıklara budamak önemlidir.

Sucul bitkileri düzenli olarak budayarak taşların bitkilerin arkasında kalması önlemek bu tasarımın bakımıyla ilgili en önemli bileşendir. Bu nedenle tekrar eden budama işlemine dayanabilecek sağlam, kısa sucul bitkiler tercih ettim. Doğru malzemeleri seçmek, onları doğru bir şekilde kullanmak ve doğru sucul bitkilerle birlikte kullanmak aklınızdaki tasarımı oluşturmanın önemli adımlarıdır.

Takashi Amano,"Usin Rocks to Suggest the Expanse of an Open Area", Tropical Fish Hobbyist Magazine, Mart 2011.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.